Keşke…

Keşke, keşke demeseydin…

Geri dönüp baktığımızda, filmi başa sarmaya çalıştığımızda uzun yılları bir kaç dakikaya sığdırıveririz. Neler yapmışız neler… İki seçenek sunmuş hayat bize. Birini tercih etmişiz. Yani hayat tercihlerimizden ibaret.

Bazı kararlarımız bizi bugün istemediğimiz alanlara sürüklemiş, hiç de arzulamadığımız köşelere savurmuş. İşte “keşke…” bugünkü durumumuz. Yani pişmanlığımız. Geri dönülmezliğimiz. Değiştiremediğimiz kaderimiz.

Keşke, keşke demeseydin.

O gün, okuldan ayrılma kararını vermeseydin.

Sevdiğinle buluşmaya vaktinde gitseydin.

Onu kandırmasaydın, aptal yerine koymasaydın.

Zorlandığını söyleseydin.

Ağır geldiğini anlatsaydın.

Ayrılığa cesaret edebilseydin.

Bırakabilseydin.

“Hayır” diyebilseydin.

Sevdiğini söyleseydin.  Dil dökseydin. Israr etseydin.

Gitseydin.

Gitmeseydin.

Yanında olsaydın.

Hiç tanışmasaydın.

Dur diyebilseydin.

İnan bugün “keşke” demeyecektin.

İşte ben de bu yüzden “Keşke, keşke demeseydin” diyorum.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*